UFO NET BİLİNMEYENLER FORUMU

forum.ufonet.be
Zaman: 10 Eyl 2010, 22:43

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 172 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1 ... 14, 15, 16, 17, 18  Sonraki
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 04 Eki 2008, 23:49 
Çevrimdışı
UFO NET ADMİN
UFO NET ADMİN
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Eyl 2005, 19:50
Mesajlar: 3559
Konum: UFONET
Belki bu dediğim size sacma gelebilir ama Şöyle düşünün diyelimki Selimiye camiinin o nadide çinilerini yapımı ortalama 7 yıl sürmüş ve gene ortalama 20.000 insan 500 usta geceli gündüzlü çalışmış tek tek fırçayla milim milim işlemişler şimdi aynısını yapın deseler kimse çalışmaz çalışanda kısa sürede bakırköylük olur. çünkü insanlarda o kadar sabır kalmadı... Teknolojik alt yapıyla o çinileri bir fabrika 100 işciyle bir kaç saat içinde üretir. Birkaç düğmeye basarak tıpatıp benzerlerini yapabilir. ama bakarsanız selimiyedeki çinilerde birbirlerinin birebir kopyalarıdır.( şaşmaz benzerlikle ama el ile yapılmışlardır. ) ve günümüzde üretilen sentetik çini mazemesinden daha saglam ve parlaktırlar. Birde bunu mısır pramitlerine endekslerseniz ( uzak gecmişe ) iş temelli çığrından çıkar. Eskiden iktidarın gücü büyüklükle doğru orantılıymış. ve insanların zamanı bolmuş taşı topragı işlemişler zaman aynı ( gün 24 saat ) ama şimdi bir güne işlerimizi sığdıramıyoruz. keşke zaman 48 saat olsa diyoruz. ama eski insanlar kadarda çalışmıyoruz ( çalışmaktan kasıt üretmek ) Yada bunu yakın geçmişten örnekle düşünün ilk üretilen bilgisayar bina kadarmış diyelimki 100 işçi aylarca yıllarca yapmak için ugraşmışlar. ama şimdi günümüzde aynı bilgisayar ( ENiCA ) kot pantolonumuzun çakmak cebine giriyor ve bunuda nerdeyse sıfır insan üretecek duruma geldik. İnsanların hızlı üretmek adına ürettikleri robot teknolojiler insan çalışmasını ortadan kaldırdı onun yerine Arge alt yapısı kuruldu insanlar üretilecek teknolojini bilgi safhasında kafa yoruyor oda 6 milyarda bir milyon kişi bu işte anca çalışabiliyor. çünkü üretilen teknolojiler genellikle savunma amaçlı yapıldıgı icin gizli geliştiriliyor. daha sonraki evrede üretilen teknolojik araç gereçler uzun yıllar sonra tekrar işleme sokulup onu üretmek icin harcanan arge mailyetinin misli misli paraya dönüştürülüyor. Bizlerde o buluşları kapış kapış alıyoruz. Tıpkı bir ay önce aldıgımız cep telefonun bir sonraki nesil cep telefonlarınla değiştirmemiz gibi (mesela : çünkü o mp4 video oynatıyordur )

Tarım bile konsarvede üretilir oldu market rafında. Domates tarlada yetişmeden soframıza geliştirilen teknolojiler ve dna caprazlamaları sayesinde konservenin icinde yemeklik mazeme durumuna geliyor.size kapagı acıp yemege eklemeniz kalıyor. bir diyer örnek önceden mesela : dölümüne bir ton buday alınırken şimdi 5 ton alınıyor. ve 5/1 fiatına malediliyor. ve Türk çifcisi mazot'a gaza ve vergiye çalışıyor. ( gaza cünkü dolaylı yoldan elektirik : susuzluk yüzünden damlama su teknolojisi geliştirildi oda elektirikle ayakta duruyor. ama eskiden insanlar yercekimi kuvvetini kullanırmış basıçlı su elde etmek için. ) gene eskiden bir köy insan tavuk bakardı ve pazara getirip satardı şimdi onbinlerce tavugu bir insan bakıyor ve 45 günde tenceremize giriyor. ama ne gariptirki şimdide elin gevuru dogal ürünleri el üstünde tutar oldu. Organik gıdalar faiş fiyata alıcı buluyor. ve bunuda kalbur üstü tabaka dediğimiz zenginler tüketebiliyor ( satın alıyor ) ama gene çifci kazanmıyor...Mali tarladan alan toptancı kazanıyor.

Kısacası insanlar bakıyor robotlar bilgisayarlar üretiyor. ve böylece ünv.teden mezun olan her 4 kişiden 2'si çalışma imkanı bulunuyor. ( 2007 nin verilerine göre ) Bir coguda bunu bildigi icinde doktora ve mastır yapmaya yöneliyor mecburiyetten...Çünkü saglık ve sosyal yardımdan yararlanmak icin ( sigorta )...

ve lena cok haklısın eski insanlar bizden Teknolojik olarak geriydiler ama üstündüler cünkü yaptıkları şeye cok fazla emek harcıyorlardı bir eseri onyıllarla ölcülen sürede yapıyorlardı...

Bir şeydaha ekleyim bu tip durumlardan paye çıkarıp bir avuç insan zengin oluyor. ( rüyasında bile göremeyecegi servetler elde ediyor bir gecede ) buda madalyonun öteki yüzü... ve bizede bu işi konuşmak kalıyor selemi kapılçaz yoksa göktaşımı yok etçek diye tüm dünya tartışıyor duruyoruz...Belki bunu kasitli yaptırıyorlardır insanların gözlerini boyamak icin...ama şu dogrudurki eger bu enerji politiklarına acil cözümler üretilmezse dünyayı bilmem ama Türkiye karanlıga ve buzul cagına mahkum olacak...Dört tarafımız nehirlerle ağ gibi sarılmış ama biz baraj kurmuyoruz yerine gazla calışan elektirik santralleri kuruyoruz şimdi kömürle ve nükleger enerji santalleri kurmaya çalışıyoruz çünkü elin gevuru küresel ısınmayı bahane ediyor ama dogayı kirlettiğimizi unutuyoruz ve hidroelektirik ve rüzgar santrali icin elektirik üreten türbünleri satmıyor. Bizde üretemiyoruz çünkü o teknolojiye ayıracak ne sermayemiz neden iş gücümüz nede onu üretecek fabrikamız var. Hem küresel ısınma olacak hemde günde Tırlarca kömürü ( oda amerikada ve avrupadaki kömür santrallerinden işlenmiş atık olarak yanmayan kömürü yapancılardan ucuza alıp tekrar yakacagız hoca nasretinin dediğini gibi tavşanın suyunun su ile corba yapacagız ) yakıp dumanını havaya salacaz. yada cernobile benzeyecez. sonrada buzlar eriyor buzul cagı geliyor ey insanlık ozonu diliyoz deyip deyip duracaklar. ve evimizdeki lambaları değiştirmekle yetinecegiz.peki şimdi sırada hangi yerlerin lambalarını değiştirmek var...

_________________
Resim


Başa Dön
   
 

 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 08 Eki 2008, 21:03 
Çevrimdışı
UFO NET Moderatörü
UFO NET Moderatörü
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Eyl 2005, 14:24
Mesajlar: 1131
Hepimiz gibi sizde dertlisiniz kapitalizimi açıklamışınız bu meyanda da, aslında anti madde teknolojisi bu günden çok daha üstündü halk arasındaki teknolojide bağzen bu günden üstün görünebiliyor.


Başa Dön
   
 
 Mesaj Başlığı: 2012 masalı !!...
MesajGönderilme zamanı: 09 Eki 2008, 14:13 
Çevrimdışı
UFO NET ADMİN
UFO NET ADMİN
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Eyl 2005, 19:50
Mesajlar: 3559
Konum: UFONET
lotsris Tarafında Eki 09, 2008 Tarihinde gönderdigi 2012 masalı !! adlı mesajı yazdı:
Son yıllarda dünyanın manyetik kutupları ve 2012 üzerine söylenen kıyamet hikayeleri genel çoğunluk üzerinde “deli saçması” etkisi yaratıyor. Dünyanın ters dönüp insanın yok olması masalı pek çok kişiye inanılası gelmiyor ve bu konuda yapılan ciddi çalışmalara kulaklar tıkanıyor. Konu üzerinde abartılar olabileceği, ya da kısmen yanlışları olabileceğini düşünsem de tamamını kaldırıp bir tarafa atamıyorum ben. İçimde bir şeyler beni bu konuda kulağı tetikte bir duruma getirdi ve ulaşabildiğim bütün kaynaklardan şimdiye kadar aldığım tüm bilgiler de bu konuda duyarsız ya da reddedici bir tavır sergilememi engelliyor.

Rusya’da bir grup bilim adamının sözcüsü Dr.Dmitriev Güneş Sistemi'nin ve Güneş'in bu güne kadar görülmemiş şekillerde dönüşmekte olduğunu belirtmekte. Dünya gezegeni, yaygın olarak bilinenin ötesinde; uydusu olduğu yıldızın / güneşin görünmeyen koronası içindedir. Yani aslında güneşimizin koronası dünyayı da içine alacak kadar geniştir ve bir bu nedenle onun doğrudan etkisi altındayız. Başka bir deyişle; güneşte ne oluyorsa, dünyanın bundan etkilenmemesi mümkün değil. Evet, dünyanın manyetik kalkanı var ama dünyaya yönelik bir korona fışkırmasının partikülleri bu kalkanı delip geçiyor. Bunun örneklerini ve yeryüzüne sebep olduğu olayları, giderek artan sıklık ve şiddette yaşar olduk.

Son güneş lekesi devresi esnasında Güneş'teki faaliyet şimdiye kadar görülmüş olanların hepsinden daha fazlaydı. Son yüz yıl içinde Güneş'in manyetik alanı değişime uğradı. California'daki Rutherford Appleton Ulusal Laboratuvarları'ndan Dr. Mike Lockwood'un yaptığı bir çalışma var. Dr. Lockwood, Güneş'le ilgili yaptığı araştırmalar sonucunda 1930 yılından beri Güneş'in toplam manyetik alanının yüzde iki yüz otuz oranında güçlendiğini bildiriyor. Ve son yıllarda gerçekleşen güneş lekesi faaliyetlerinden bazılarının tarihte kaydedilmiş olanların hepsinden çok daha büyük olduğu.

Rusya Sibirya'daki Rusya Ulusal Bilim Akademisi'nden gelen bilgilere göre; uzayda değişik ve çok daha yüksek enerji seviyesine ve titreşimlerine sahip bir manyetik alana girdiğimiz sonucuna varmışlar (Foton Kuşağı).
Ruslar uzayda bundan önce hiç görülmemiş değişiklikler kaydedildiğini bildiriyorlar. Bu bilgiyi veren bilim kurulunun başındaki kişi olan Dr. Dmitriev aşağıdaki etkilerin gözlemlendiğini söylüyor.

Heliosfer'in Ön Kenarındaki Değişimler:

Güneş'in kendisi de bir manyetik alana sahiptir ve bu manyetik alan Güneş Sistemi'nin çevresinde Heliosfer olarak adlandırılan bir 'yumurta' şekli oluşturur. Heliosfer gözyaşı biçimindedir ve uzun, ince ucu hareket ettiğimiz yönün aksi yönüne bakar. Ruslar Heliosfer'in ön kenarına baktılar ve orada parıldayan uyarılmış plazma enerjisinin varlığını gözlemlediler. Güneş'in heliosferi 10 astronomi birimi derinliğindeydi (bir astronomi birimi Yeryüzü'nün Güneş'e olan uzaklığı kadardır, yani yaklaşık 93 milyon mil). Dr. Dmitriev'in dediğine göre bugün bu parıldayan enerji 100 astronomi birimi derinliğine ulaşmış durumda…

Rusya Ulusal Bilim Akademisi bize bir zaman çizelgesi vermiyor, fakat eskiden bilinen ve kabul edilenle, şimdiki durum karşılaştırıldığında en az yüzde binlik bir artış görülüyor. Rusların dediğine göre Güneş'teki bu değişim gezegenlerin işleyiş biçimini ve destekleyebilecekleri yaşamın türünü de değiştiriyor. Hatta DNA sarmalının da değişim geçirmekte olduğunu söylüyorlar. Heliosfer'in süregelmekte olan genişlemesinin bizi sonuç olarak yeni bir enerji düzeyine taşıyacağını, Güneş'in kendisinden enerji saçarken yaydığı temel harmonik dalga boylarında ani bir genişleme olacağını ve yayılan enerjideki bu artışın Güneş Sistemi'ndeki maddelerin tümünün temel doğasını değiştireceğini düşünüyorlar. Bu oldukça ciddi bir açıklama, fakat veriler tarafından destekleniyor:

Gezegenlerden beşinin ve Ay'ın atmosferi değişim geçiriyor

- ABD 1969'da Ay'a indiğinde orada atmosfer bulamadı. O zamandan beri Yeryüzü'nün uydusunda daha önceleri bulunmayan ve Dr. Dmitriev'in sodyumla ilişkili gördüğü bir bileşimden oluşan bir atmosfer gelişiyor. Bu yeni atmosfer şimdi altı bin kilometre derinliğinde.

- Yeryüzü'nün atmosferi üst seviyelerinde daha önceleri görülmeyen ölçüde HO gazı oluşturuyor. Önceden kesinlikle şimdiki miktarlarda bulunmazdı. Rusların iddiasına göre bunun küresel ısınmayla, CFC ile veya floro karbon emisyonuyla, veya bunun gibi şeylerle bir ilgisi yok.

- Mars'ın atmosferi eskisine oranla giderek kalınlaşıyor.

- Jüpiter, Uranüs ve Neptün'ün atmosferleri de büyük değişimler geçiriyor.

- Venüs'ün genel parlaklığında belirgin bir artış gözlemleniyor.

- Jüpiter'in enerji yükü o kadar arttı ki, gezegenin yüzeyiyle uydusu İo arasında iyonize edici radyasyondan oluşan gözle görülür bir tüp oluştu. Gerçekten de son zamanlarda çekilen fotoğraflarda parlak enerji tüpünü görebilirsiniz.

- Uranüs ve Neptün de çok daha parlak hale geliyorlar.

- Jüpiter'in manyetik alanı iki mislinden fazla büyüdü.

- Uranüs'ün manyetik alanı değişiyor - ve bir açıklama yapılamıyor

- Neptün'ün manyetik alanı artıyor.

- Ruslara göre bu gezegenlerin üçü de daha parlak hale geliyorlar ve atmosferik nitelikleri değişiyor - fakat bunun ne anlama geldiğini açıklamıyorlar.

Ruslar, Uranüs ve Neptün'ün ekseninin yakın zamanlarda kaymış olduğuna işaret ediyorlar. Voyager II uzay aracı Uranüs ve Neptün'ün yakınından geçerken, görünürdeki kuzey ve güney manyetik kutupların, yeri daha önceden kaydedilmiş olan coğrafi kutuptan oldukça ciddi ölçüde sapmış olduğu görüldü. Fark birinde 50 derece, diğerinde ise yaklaşık 40 derece idi.

Bütün bunların yanında Dünyamızda çok ciddi değişimler mevcut…

- 1980'den beri sismik faaliyet yüzde dört yüz oranında artış gösterdi.

- Dr. Dmitriev'in bildirdiğine göre 1973'ten 2003'e kadar geçen yıllarda genel olarak doğal afetlerin - fırtınalar, tayfunlar, toprak kaymaları, tsunami dalgaları vs.- gerçekleşme sıklığı yüzde yedi yüz oranında arttı.

- Yeryüzü'nün manyetik alanı küçülüyor ve küçülme sürati 5-10 yıl önce aniden artmaya başladı. Aşağı yukarı son on beş yıl içinde de manyetik alan değişken ve düzensiz hale geldi.

- Geçen yılın sonlarında Kuzey Kutbu'nun tam üzerinde bulunan buz kütlesi, bilinen tarihte ilk defa olmak üzere, tamamen eridi. Green Peace'in bildirdiğine göre, bildiğimiz kadarıyla, buzun on fitten daha ince olduğu bir zaman hiç olmamıştı. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, Güney Kutbu yaklaşık üç mil derinliğinde bir buz kütlesine sahip ve buna rağmen çok büyük buz parçaları kopup erimeye devam ediyor.

Rus ve Avrupalı fizikçiler, gözlemlerine dayanarak çok yakında dünyada dev bir manyetik değişim beklendiğini açıkladılar. Dünyanın manyetik alanı müthiş bir sıçramayla yer değiştirecek güney, kuzey, kuzey de güney olacak. Rusya'da yayınlanan İzvestiya gazetesi internet sitesindeki haberine göre 'Manyetik takla' adı verilen olay ortalama 500 bin yılda bir meydana geliyor. Rus Bilimler Akademisi'nin ölçümlerine göre kuzey ve güney kutupları bölgesinde manyetik delikler hızla genişliyor ve günün birinde, 3-5 yılla ölçülebilecek zaman süreci içerisinde kutupların ani bir sıçramayla yer değiştireceği söyleniyor.

Dünyanın titreşim oranının bir ölçümü de dünyanın kalp atışı olarak da bilinen Schumann Rezonansıdır ( Bu yeryüzü boşluğuna ait rezonant özellikleri ilk olarak Alman fizikçi W. O. Schumann tarafından ilk kez 1954 te keşfedildi). Schumann Rezonansı dramatik olarak artıyor. Dünya Foton Kuşağı'ndan geçmekte ve Dünyanın dönüşü yavaşlamakta. Dünyanın dönüşü durduğunda ve rezonans frekansı 13 devire ulaştığında, biz sıfır noktası manyetik alanında olacağız. Dünyanın dönüşü duracak ve 2 ya da 3 gün içinde ters yönde tekrar dönmeye başlayacak. Bu, dünyanın etrafındaki manyetik alanlarda bir terslik meydana getirecek.

Dünyanın Artan Temel Frekansı : Dünyanın temel frekansı veya "kalp atışı"( Schumann Rezonansı ) dramatik olarak artıyor. Bu değer coğrafik bölgelere göre değişmesine rağmen, asırlardır toplam ölçüm saniyede 7.8 devir olarak ölçülmüştü. Son raporlar bu değerin 12.7 devir/saniye 'nin üzerine çıktığını ve yükselmeye devam ettiğini gösteriyor.

Dünyanın Zayıflayan Manyetik Alanı: Dünyanın "kalp atış" hızı artarken, manyetik alanındaki güç zayıflıyor. New Mexico Üniv. Prof. Bannerjee'ye göre, manyetik alan son 4000 yıldaki yoğunluğunun yarısını kaybetti. Ve manyetik kutup tersliğinin bir delili bu alan güçlülüğü olduğu için, Prof. Bannerjee bir manyetik kutup değişiminin gelmek üzere olduğuna inanıyor.

Bu inanışa sahip pek çok bilim adamı var şu an dünya yüzünde ve sayıları gün geçtikçe artıyor. Discovery kanalda da bu konuyla ilgili bir belgesel yayınlandığını ilgilenenler bilir.

Bütün bu bilgilerin dışında eski bir takım uygarlıklardan bize kalan bir takım yazıt, takvim (örn. Maya ve Olmek), ayrıca Mısır piramitlerinin dizilişi ve özellikleri, konumları (dünyanın pek çok açıdan ilginç bir noktasında bulunduklarını meraklıları çok iyi bilir), Sfenks’in bilinen yaşından çok daha eski olduğunun kanıtlanması, kutsal kitaplardaki kıyamet tarifleri, (güneş doğudan batacak, batıdan doğacak!) eski efsanelerin birbiriyle örtüşen ilginç noktaları gibi bir sürü bilgiye bakarak kıyamet teorilerini destekleyenlerin çok yanıldıklarını söylemek zor bir hale geldi artık. Her gün bu yöndeki bilgiye bir yenisi ekleniyorken 2012 teorisini kendi adıma tekrar tekrar masaya yatırıyorum. Tarihte yanılgı olabilir belki ama şeklinin doğruluğu kanıtlı görünüyor. Şiddetle diliyorum ve umuyorum ki tüm bu bilgiler yanılıyordur.

Bu satırlarla karamsarlık ortaya koyduğumu da sanmıyorum. Dünyanın fotoğrafı iyice toz duman oldu ve git gide dumanın kalınlığı artıyor.

Dünya şöyle bir silkelenmeden bu duman dağılmayacak gibi görünüyor. Asıl aydınlık o silkelenmeden sonra mı acaba?

Benim umudum aydınlık, tüm dünya adına…


kaynak : siyahkahve

_________________
Resim


Başa Dön
   
 
 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 09 Eki 2008, 15:03 
Çevrimdışı
UFO NET ADMİN
UFO NET ADMİN
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Eyl 2005, 19:50
Mesajlar: 3559
Konum: UFONET
Üstün oldukları şey teknoji degil deger yargıları lena... amaç farklıyken neticeleride farklı oluyor...

_________________
Resim


Başa Dön
   
 
 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 09 Eki 2008, 15:45 
Çevrimdışı
UFO NET Moderatörü
UFO NET Moderatörü
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Eyl 2005, 14:24
Mesajlar: 1131
Bir çoğunu bilmemize rağmen bilimsel açıklama çok etkileyici ve korkunç boyutlarda, fakat dünya için ciddi bir önlem paketi hazırlaması imkansız gibi bence, 2010 da feleketler dahada çoğalacak ortalık karışıcak Allah sonumuzu hayırlı etsin desekde gerçeklerden kaçamıyacağız.


Başa Dön
   
 
 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 09 Eki 2008, 15:58 
Çevrimdışı
UFO NET ADMİN
UFO NET ADMİN
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Eyl 2005, 19:50
Mesajlar: 3559
Konum: UFONET
Felaket tellalıgına çıkmışsın lena hayırlı olsun... Bilirmisin bilmem ama eskiden , eski devirlerde davul çaldırmak işini her kez yapamazmış ( her babayiğidin harçı değilmiş ) nasılmı ? ancak devletler davul çaldırabilirmiş. fermanlarını yayınlatmak için... Merak etme doğa çoktan önlemini almıştır. [ Allahın izni ve bilgisiyle. ]

Diyelimki : senin mideni aldılar ama Allah tarafından kör bagırsagına midenin görevini yerine getirme işlemi yüklenmiş daha önceden ve kısa sürede vucudun kör bagırsagını mideye dönüştürür.

Bizler ancak enerji darbogazına osram lambalarla cevap veririz. anca öyle bir paket öngörüz ama düşünce farklıysa neticeside farklı olur Çünkü birileri cok para kazanmasın. Güçlenmesin Peki bunu nasıl geniş kitlelere endekslersiniz... Her insanın 1 volt tasaruf etmesini yasaylamı Hayır yasalar kısa vadde cözüm olmaz İşte Mitlerle Çünkü o milletler hep mitlerle ayakta durmuş [cadıları kazanda kaynatmışlar , Savaşları poseydonun asasını bularak kazanmayı düşünmüşler...] Tarihlerinde eksiklliklerini süpermenlerle gidermeye çalışmışlar. ama Bizde öylemi sadece Çanakkalede yatan şehitlerimizi düşünürsen yer gök süpermen olan insanlar doludur. O savaşın En üst rütbeli ing.genarali şöyle demiştir Çanakkale sırtlarına bakarak : " Bu dağlar Türk askeri doğurmakta buranın geçilmesinin mümkünatı yoktur " İlahi bir olaya işaret eder sanki.

Sonuç olarak şu söylenebilir karanlıktan medet uman insanlar yok degil. Kendi cıkar ve arzularının insanlara uygulamak icin. Yani : Bir kahveyle mutlu olursunuz sevdiğiniz insan yaparsa cünkü bilirsinizki o icine sevgisini de katmıştır.
ama düşünceniz faklıysa gene mutlu olursunuz Tahta gecebilmek icin o kahveyle velihattınızı zehirlersiniz...

_________________
Resim


Başa Dön
   
 
 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 09 Eki 2008, 16:24 
Çevrimdışı
UFO NET Moderatörü
UFO NET Moderatörü

Kayıt: 27 Oca 2007, 12:24
Mesajlar: 1165
Konum: İstanbul
sanırım bu yazıyı maille arkadaşlara dağıtmalıyız.. artamiga bir önceki yazına birkaç eklemede ben yapmak istiyorum.

Şimdi size dünyamızın ne halde geldiğini ve nasıl bir hayat sürdüğümüzü anlatayım..
Dünyada 1. 2. 3. olmak üzere dünya devletleri sınıflandırması var. Biz 2. dünya devletiyiz. 1. dünya ülkeleri diğerlerinden farklı olarak fazlasıyla lüks içindeler ve gizli bir sömürge imparatorluğu kurup 3. dünya ülkeleri sömürmekteler.. 2. dünya ülkeleri de kısmi olarak 1. dünya ülkelerine destek sağlamakta.. sonuçta yardım ve yiyecekler olması gerektiği gibi yukarıdan aşağı değil, aşağıdan yukarı akıyor.
1. ve 2.dünya ülkelerinde çoğu insan haftanın 6 günü (daha çok 2.dünya ülkelerinde yoğun olmak üzere) çalışıyorlar.. Sabah 7'de iş başı yapan çoğu insan tüm gününü işlerde çalışarak harcıyor. Böylece akşam 6-7 de işini bitiren insanlar ancak 8-9'da evine dönebiliyor. 9-10 a kadar kişisel ihtiyaçlarını karşılayan insan 10-11-12 e kadar vaktini medya araçlarıyla geçiyor..

Bütün gününü bu işlerde çalışarak harcayan insanoğlu dünyada sanayinin ve teknolojinin gelişmesine yardımcı oluyor. Böylelikle 1. dünya ülkelerine daha fazla para akıyor. Bu derecede bir sanayi ortamı Çin'de olduğu gibi ortalığı cehenneme çevirmiş durumda.. Tüm günü stres altında geçiren insanoğlunun haklı olarak özel ihtiyaçları oluyor, örneğin gidip herşeyin daha konforlusunu almaya çalışıyor, daha çok eğlence için daha geniş ekran tv'ler istiyor.. kendi elleriyle geliştirdikleri teknoloji her dönem kendilerine güzel görünen yenilikler sağlıyor.. daha az yapışan teflon tavalar, özel üretim yataklar gibi.. İnsanoğlunun eskiden bunlara ihtiyacı olmadığı gibi, çok da sağlıklı idiler..Normal kaplarda yemek yiyorlar, klasik zeminlerde uyabiliyorlardı. Bu yenilikler ne kadar güzel gözüksede doğayı kuşkusuz daha çok zehirlemekte, çünkü özel üretim demek daha fazla kimyasal demektir.. Fabrikalarda seri üretilen mallar çok hızlı bir şekilde meydana gelsede, fabrikalar daha çok enerji kullanıyor ve doğaya daha fazla atık bırakıyor.. Allah aşkına söyleyin, tüm o protokoller ne kadar geçerli sanayi devletleri için.. Hangi millet daha çok tüketmekten ve büyümekten başka bir şey düşünüyor..
Doğal olarak bu sanayinin ve karmaşa kaosunun ortasında kalmış insanoğlu stres, kötü düşünce, fazla efor ve ortalığa yayılan kimyasal/radyasyon sonucu hastanlanmaya başlıyor. Belli bir kısmı kanser oluyor, ölümcül parazitler sık yayılıyor.. (AIDS, HIV) Sonuçta 3. Dünya ülkelerinin bu hastalıklar karşında ölmekten başka çareleri yokken, 2. dünya ülkeleri de 1. dünya ülkelerinin kendi elleriyle yaptıklarını kendi elleriyle düzelmeye çalışılan yöntemlerinden medet umuyorlar. Kazandıklarını bunlara ödüyorlar.. (bireysel olarak bu açıkca belli olmasada sistematik olarak doğru) Yapılan ilaçlarda çoğu yan etkisi olan, bir sistemi tedavi ederken diğer bir sistemi bozan kimyasallar ve tabiki bunların üretiminde yine doğa kirleniyor..
Bence insanları bu derece çılgın bir tüketim ve sanayileşmeye itende yine de kendi elleriyle yaratıkları bir sistem.. "Medya".. Medya her yerde ve insanların beyinlerini fevkalede yıkıyor. eğitim düzeyi ne olursa olsun, medya her düzeyden insana ulaşıyor ve onları belki tozpembe hayatlara, belki güçlü/özgür devlet idaellerine, belki (ebeveynlerınde çocuklarını alıp küçükken bu sisteme yerleştirdikleri gibi) bütün mesela sadece hayatta bollukla yaşamak ve kendini kurtarmak olgusuna dayandırıyor. Şu sözü hep benimsedim, buraya ne kadar uyar bilmiyorum ama; "sen yanmazsan, ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.." demiş şair..
Eğitim düzeyi yüksek insanlarda artık sisteme uyum sağlamışlar ve sanayiyi beslemeye devam ediyorlar. herkes bu sistemin parçası olmaya zorlanır ve bu sanayi döngünün çoğalmasına katkıda bulunur.. Şu an heryerde daha fazla zararlı kimyasal ve radyasyon olduğu gibi.. Ruhsal anlamda da insanların dünyası zehirlenmiş durumda..

2012 gerçekten güzel bir olay.. Dünya için öyle yada böyle iyi olucak biliyorum.. Ölüm sadece mekan değişimidir.. Ama çok önemli bir şüphem var.. Bizim gibi bazı şeylerin yanlış gittiğini düşünen insanlar bir çıkış yolu ararken belki bu 2012 olayını görüyorlar ve birşeyler yapmaktan vazgeçiyorlar.. Belkide 2012 ve daha öncede olduğu gibi bazı kıyamet vari senaryolar, insanları pasifleştiriyor.


Başa Dön
   
 
 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 09 Eki 2008, 16:36 
Çevrimdışı
UFO NET ADMİN
UFO NET ADMİN
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Eyl 2005, 19:50
Mesajlar: 3559
Konum: UFONET
işin sırrı nerde biliyormusun icinde bulundugumuz bu ortamda...
Bilgilerin ışık hızıyla haraket etmesinde travel. insanları pasifleştiren şey bu.

Sözümü yineliyorum
mutlu olmak icin [ bir kahveden bile ] icinde sevgi oldugunu bilmekte yatıyor. Kahveni rengi ozaman aydınlık olur.

_________________
Resim


Başa Dön
   
 
 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 09 Eki 2008, 16:55 
Çevrimdışı
UFO NET Moderatörü
UFO NET Moderatörü

Kayıt: 27 Oca 2007, 12:24
Mesajlar: 1165
Konum: İstanbul
tüm kalbimle katılıyorum, çok haklısın..

kehanetlerin de sonu gelmiyor :)


Başa Dön
   
 
 Mesaj Başlığı: Re: 2012 DE BUNLAR MI OLACAK ???
MesajGönderilme zamanı: 21 Ağu 2009, 19:34 
Çevrimdışı
UFO NET Moderatörü
UFO NET Moderatörü
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Eyl 2005, 14:24
Mesajlar: 1131
İnternetde son haberler kötü bir makalesi var okyonus sularının ısındığı bilim adamları bunun çok kötü olduğunu söylüyor 2012 tarihi galiba doğru olucak.


Başa Dön
   
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 172 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1 ... 14, 15, 16, 17, 18  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
phpBB - Creating Communities
Vista theme by HelterSkelter © 2007 ForumImages
Vista images © 2007 Microsoft

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye

Valid XHTML 1.0 Strict Valid CSS!